Hac ve Umre Turları Sitesi. Hac umre programları - Hacc - Umre - Ümre
Hac Umre Hac ve Umrede Vekalet Haccın Vacibleri Hac Kimlere Farzdır Haccın Fazileti Haccın Hikmetleri Hacca Hazırlık Yolculukta Namaz Haccın Eda Şekilleri İhram ve Niyet İfrad Haccı Temettu Haccı Kıran Haccı İhrama Giriş ve Arafat’a Çıkış Hac Arafat Vakfesi Müzdelife Vakfesi Şeytan Taşlamanın Yapılışı Şeytan Taslama Zamanı Hac Kurbanı Tıraş Olup İhramdan Çıkma Hac Ziyaret Tavafı Hac Veda Tavafı Haccın Bozulmasına Yol Açan Kusur Hacda İhram Kusurları Hacdan Dönüş Hacı Ziyareti Haccın Kazandırdıklarının Korunması
Site Haritası

Hac ve Umrede Vekalet - Umre Turları- Hac umre

Hac ve Umrede Vekalet 

Bineğe binemeyen, binek üzerinde duramayan, binek üzerinde yolculuk yapamayan, iyileşmesi ümit olunamayan hasta gibi şartları tamamlanmakla birlikte bizatihi hac ve umre yapamayan kimsenin kendisi adına hac ve umre yapacak bir vekil tayin etmesi gerekir. Çünkü İbn Abbas radiyallahu anhuma’nın rivayet ettiği bir hadise göre Has’amlılardan bir kadın:
 “Ey Allah’ın Rasûlü, dedi Allah’ın kulları üzerine farz kıldığı hac yükümlülüğü babamı yaşı ilerlemiş bir halde iken gelip buldu. O binek sırtında duramıyor, onun yerine ben hac edeyim mi?” Peygamber:
 “Evet” diye buyurdu. Bu da Veda haccında olmuştu.
 Müslim’in bir rivayetinde de: “Onun yerine sen haccet.” dediği zikredilmektedir.
 Ebu Rezîn’in rivayet ettiği hadise göre:
 “Ey Allah’ın Rasûlü benim babam yaşlı birisidir. Hac da edemez, umre de yapamaz, yolculuğa da dayanamaz.” Peygamber ona:
 “Babanın yerine sen haccet ve umre yap.” diye buyurdu.
 Kendisine haccın farz olduğu kimse haccetmeksizin vefat edecek olursa geriye bıraktığı maldan kendisi adına hac ve umre yapılmak üzere gereken miktar ayrılır. Çünkü İbn Abbas radiyallahu anhuma şöyle demiştir: Sinan b. Abdullah el-Cühenî’nin hanımı Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem’a haccetmeden ölen annesi hakkında, kendisi onun adına haccedecek olursa onun yerine haccı olur mu, diye sorulmasını (birisine) teklif etti. Peygamber şöyle buyurdu: “Evet, O, annesinin boynunda bir borç bulunsaydı onun adına bu borcunu ödeseydi, bu onun ödemesinin yerini tutar mıydı?” (Soruyu soran)
 “Evet” dedi. Peygamber de:
 “O halde o da annesinin yerine haccetsin” diye buyurdu.
 İbn Abbas radiyallahu anhuma’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber Salallahu aleyhi vesellem’a bir kadın gelerek dedi ki:
 “Benim annem haccetmeyi adadı fakat haccedemeden öldü. Onun yerine ben haccedeyim mi?” Peygamber şöyle buyurdu:
 “Evet, onun yerine haccet. Eğer annenin üzerinde bir borç bulunsaydı onu sen öder miydin?” diye sordu. Kadın:
 “Evet” deyince, Peygamber:
 “O halde alacaklı olanın hakkını veriniz. Şüphesiz Allah, hakkı ödenmeye en layık olandır.”
 Bir rivayette de: “Allah’ın hakkını ödeyiniz. Çünkü Allah hakkı ödenmeye en layık olandır.” diye buyurdu.
 Yine bir rivayette belirtildiğine göre bir adam dedi ki:
 “Benim kızkardeşim haccetmeyi adadı, fakat vefat etti.” Peygamber şöyle buyurdu:
 “Allah’ın hakkını öde. Çünkü O hakkı ödenilmeye en layık olandır.”
 Başkasının adına vekaleten hac yapacak kimsenin bizzat kendi adına haccetmedikçe vekâleten haccetmesi caiz olmaz. Çünkü İbn Abbas radiyallahu anhuma’nın rivayet ettiği hadise göre Rasûlullah Salallahu aleyhi vesellem bir adamın:
 “Ya Rabbi Şubrume adına sana lebbeyk diyorum”, dediğini duymuş ve:
 “Şubrume de kim?” diye sorunca, adam:
 “Benim bir kardeşim yahut benim bir yakınımdır”, diye cevab vermiş. Peygamber:
 “Peki kendi adına hac yaptın mı?” diye sormuş, adam.
 “Hayır” deyince Peygamber:
 “Önce kendi adına hac yap, sonra da Şubrume adına” diye buyurdu.
 Vekâleten hac yaptıracak olan kimsenin, hac ve umre hükümlerini bilen ve bu hususta Allah’tan korkacağını ümit ettiği uygun bir vekil seçmeye özen göstermesi gerekir. Vekâleten haccedecek olan da Allah için ihlaslı bir niyete sahib olmalıdır ve sahih kabul edilen görüşe göre; bir kimsenin başkası adına haccetmek üzere bir mal alabilmesinin ancak şu iki halden birisi için sözkonusu olacağını bilmesi gerekir:
 1- Kişi ölen şahsın hac sorumluluğundan kurtulmasını ve bu borcunun ödenmesi suretiyle ona iyilik yapmayı ister. Bu, ya aralarındaki bir akrabalık ya da genel olarak bütün müminlere karşı bir merhametinden dolayı olur. Bu durumda o vekil haccı eda etmesine imkan verecek kadar bir mal alır, geriye kalan malı ise hak sahiplerine iade eder. Bu şekilde hareket eden bir kimse, muhsin (iyilik yapan) bir kişidir. Allah da iyilik yapanları sever.
 2- Vekâleten haccedecek kimse haccı seven, meşâiri görmeyi arzu eden bir kimse olmakla birlikte, gerekli masrafı karşılayamayan bir kimse olabilir. Bu durumda ihtiyacını görecek kadar malı alır ve kardeşi adına hac farizasını eda eder.
 Özetle, vekâleten hac yapacak olan kimsenin haccetmek için gerekeni alması gerekir. Almak için haccetmelidir. Böyle bir kimsenin pek büyük bir sevab alacağı ve kendisini vekil tayin edenin yahutta kendisi adına haccettiği kimsenin ecri gibi ecir alacağı -yüce Allah’ın izniyle- ümit edilir. Peygamber Salallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
 “Emrolunduğunu eksiksiz gönül hoşluğu ile ödeyen güvenilir hazinedar, sadaka verenlerden birisidir.”
 Âhiret için yapılması gereken bir amel ile mal alan yahut dünyayı murad eden ve ancak gelip geçici dünyalığı maksat olarak gözeten bir kimsenin ise âhirette alacak hiçbir payı olmaz
 



Site İçeriği : Hac gidiş dönüş tarihleri, Hacılar, hacc, hacumre, hac ve umre, umre turları, umre fiyatları, umre şirketleri, umreturu, ümre fiyatı, 2008 umre turları, 2008 umresi, umre nedir, ekonomik umre, ucuz umre, lüks umre, hac umre organizasyonu , umreturu, diyanet işleri başkanlığı umre fiyatları gibi bilgilere sitemizden ulaşabilirsiniz.
© 2007 HacUmre.com Umre Turları
Umre Umre Turu umre turları hac kura sonuçları diyanet umre